Her zaman gittiğimiz o kafe var ya, kapatmışlar orayı. Çok üzülmedim ama yine de burkuldu içim biraz. Senle oturduğumuz banka, hiçbir sevgili oturmuyor artık. Çingeneler yanıma uğramıyor sen yokken. Yağmur kör olmuş sanırım, bizi yine elele yürüyor sanıp yağıyor kaldırımlara. Su şişeni saklamıyorum artık mesela, hırkanda kokun da kalmadı. Sana hediye aldığım bütün dükkanlar iflas etmiş, deniz taşıp da karşı kaldırımı ıslatmamış bizden sonra. Odamdaki halıyı kaydırmıştın, onu düzelttim bugün. Yatağımı topladım, çarşafımı değiştirdim. Senle buluşurken giydiğim kıyafetleri başkalarına verdim. Soğuk havalarda dışardayken telefonumu elime almıyorum artık. Eskiden parmaklarım dona dona mesaj yazardım sana. Geceleri kâbus görünce uyandırıp anlatacağım kimse yok artık. Montunu elinde taşıma diye sırt çantama koyardım, o çantayı dahi kullanmıyorum şimdi. Konu yine buraya nerden geldi anlamadım, neyse; birlikte gittiğimiz kafe vardı ya hani, orayı kapatmışlar...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder