Bitmesini hiç istemediğim ama yazarken çabuk bitmesini için verdiğimiz uğraşlar.Ama yazarken bile veya okurken onu ne kadar özlediğimizi ne kadar sevdiğimi tekrar anlıyoruz.Onun yerine kimseyi koyamayacağımızı onsuz zamanın durduğunu anlıyoruz aslında.Zamanı geçirmek için onunla yaptığımız güzel vakitleri düşünüyoruz değil mi?Düşünürken yorgun düşüyor bedenimiz.Derin bir uykuya dalıyoruz.Rüyamızda
onunlayken geçen günlerimizi birlikteliğimizi görüyoruz.Onun gülüşünü saçlarını yüzünü gerçekte okşuyormuş gibi rüyamız da okşuyoruz.
Sonra uyanıyoruz...
Aptal gibiyiz.Telefona bakıyoruz.Saatin kaç olduğuna diyerek kendimizi kandırıyoruz aslında.Asıl görülmek istenen '1 yeni mesajınız var' adlı bir yazı gönderende ''Sevdiğim''..yazılarını görmek mesela.Yok işte gelmedi o lanet olası mesaj gelmedi.Kafanızın içinde bir şey varmış oynuyor bir sağa bir sola.Nefes alamıyorsunuz.Alsanız dahi zorlanıyorsunuz.Sesiniz net çıkmıyor kısık geliyor.Bu kadar olumsuz şeyin üstüne birde özlem çekiyorsunuz.Hafiften tebessüm ediyoruz.Ama en kötüsü oluyor ağlarken hafiften umutsuzca gülüyoruz.Neye güldüğümüzü bilmeden.Zor oluyor.Onun seni yüzüstü bırakması koyuyor.İçinde bir yerde yara yapıyor.O yara kapanmayacak gibi her gün büyüyor.
Ve..Bunların hepsi olup biterken ona sevgin kinin nefretin büyüyor.Onu unutamayacağını anlamaya başlıyorsun..