O kadar çok şey var ki anlatmak isteyipte anlatamadığım.Bunu başaran tek şey kağıt ve kalemler.Biz istemesek bile bizi hiç yalnız bırakmıyorlar.Her zaman karşımıza bir şekilde çıkıyorlar.
Evet sevgilim ne bir kağıt ne de bir kelem kadar olamadın.Seni seven kalbi yarı yolda bıraktın.Ağlattın parçaladın.Sen gülerken,kalbim ölmemek için ağlıyordu.Her gün her gece aralıksız.Bir gün sebepsizce gülmek
için her gün ağlıyor.Sana ağlıyor.Senin bırakmana ağlıyor.Seni bu kadar özlediği için hıçkıra hıçkıra ağlıyor.Evet hayatım bir sevdiği ve özlediği için ağlıyor.Çok şanslısın.Senin için ağlıyorum.Ağlatan sen ağlayan ben.
Bazende kızıyorum kendime niye diğer insanlar gibi olamıyorum.Ağlamak bana yakışmıyor diyorum.Ama sonra o düşüncelerden vazgeçiyorum.Çünkü ben günlük sevmeyi değil ömürlük sevmeyi sevilmeyi istedim.Çok mu?Senin için çok.Sen günlük isterken ben ömürlük istedim.Hata burdaydı sanırım.
Ben seninle gerçekten ileriyi düşünüyordum.Evlenecektik.Küçük kendi evimiz olacaktı.Her gece bunun hayalini birlikte kuruyorduk seninle.Ben işten geldiğimde evimizin etrafını senin yaptığın yemeklerin kokusu sarsın istiyordum.Seninle saatlerce sıkılmadan alışveriş yapmak istiyordum.Sonra her yıl üçümüz bir tatile çıkacaktık.Dünyayı gezecektik hep beraber.Sonra kızımız olacaktı.Oğlumuz kıskançlık krizlerine girip beni sevmiyorsunuz diye isyan edecekti.Oğlumuzu kızımızı bir araya alıp birbirimize kenetlenerek sarılacaktık.Çocuklarımıza nasıl tanıştığımızı anlatacaktık.Onlar büyüyecek biz yaşlanacaktık .Oğlumuzu damatlık içinde kızımızı beyaz gelinlikler içinde görecektik.Bizleri görenler kıskanacaktı
Evet diyeceklerdi.Ama bunların hepsi sen gibi hayaldi.Bunu bize yaptırmadın sevgilim.Mutlu musun?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder